Bu projenin ortağı ve uygulayıcısı, traktörü tasarlayan isim Önder Yol.

Deyim yerindeyse projenin mimarı diyebileceğimiz Önder Yol’u kamuoyu elektrikli otomobil ile ilgili yatırımları ve açıklamalarıyla zaten tanıyor.

Önder Yol, Özkan Derindere ile birlikte 2007 yılında elektrikli araç ve enerji saklama sistemleri üreten ilk yerli firma olarak bilinen Derindere Motorlu Araçlar’ın (DMA) kurucu ortaklarından.

DMA, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Teknokentinde de 2015’te Ar-Ge Merkezi kurdu. Dolayısıyla elektrikli traktör projesinde İTÜ’nin de katkısı büyük.

DMA, teknoloji yatırımlarına ve Ar-Ge’ye odaklanan yenilikçi bir şirket profiline sahip.

Zaten şirket yönetimi, hedeflerini açıklarken şu ifadeyi kullanıyor: “Dünyanın geleceğinde rol oynayan elektrikli araç sanayinin Türkiye tarafında bir oyuncu olmak.”

Teknolojisi ve üretimi DMA’ya ait elektrikli araçlar, 2013 yılı Şubat ayında pazara sunulurken, araçların en önemli teknolojisi olan elektronik beyin üniteleri ve buna ait alt ve üst seviye yazılımlarının tamamen DMA mühendisleri tarafından geliştirildiğini de belirtmek lazım.

Şirketin, resmi internet sitesindeki bilgiye göre bugün İstanbul Zeytinburnu’ndaki DMA tesislerinde yılda bin elektrikli araç üretme kapasitesi mevcut.

Gelelim tekrar işin traktör ayağına…

Bu konuda detay bilgilerin bir kısmını lansman günü Çiftçi TV’ye konuşan Önder Yol veriyor.

Elektrikli traktör projesinin Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) bir Ar-Ge ve inovasyon çalışmasına dönüştüğünü kaydeden Önder Yol, projenin Mart ayında ete kemiğe büründüğünü, şimdilerde de Ar-Ge çalışmalarına devam edildiğini belirtiyor.

65, 105, 150 BEYGİRLİK ELEKTRİKLİ TRAKTÖRLER

Önder Yol, elektrikli traktör hakkında şu bilgileri paylaşıyor: “65105 ve 150 beygirlik olmak üzere 3 farklı güçte traktör yapmayı düşünüyoruz. Bunları 3 etapta yapmayı planlıyoruz. Normalde içten patlamalı motorlara karşı elektrikli motorların çok ciddi bir güç ve randıman eğrisi var. Dolayısıyla bizim kaba hesabımıza göre 1’e 20 ile 1’e 50 arasında yakıt tasarrufu oluyor fakat bizim amacımız bu da değil. Bu büyük projenin amacı yakıt masrafını azaltmak değil sıfırlamak.”

Normal traktörlerde bütün ekipmanların hidrolikle çalıştığını hatırlatan Yol, “Biz hidroliği motordan değil direkt olarak bataryadan elektrik verdiğimiz için çok daha randımanlı ve güçlü olarak verebiliyoruz. Bu proje bir ekosistem, ileride direkt olarak hidrolikten çıkıp elektrikli sistemlere geçeceğiz. Elektrikli araçlar henüz emekleme safhasında, bunlar büyüyecek, yürüyecek ve sonrasında da koşmaya başlayacak. Bunun daha çok ilerisi var” diyor.

20 TL MALİYETLE 7 SAAT ÇALIŞACAK

Kamu (TAGEM), özel sektör (DMA) ve üniversite (İTÜ) işbirliğiyle geliştirilen elektrikli traktörün, 45 dakika şarj süresinin olduğu, 20 lira maliyetle 7 saatlik çalışma performansı olduğu kaydediliyor.

“45 dakikalık şarj ile 55 kwh’lık bataryalar doldurulabiliyor ve bununla yaklaşık 4 saat boyunca pulluk çekilebiliyor” bilgisi veriliyor.

Elektrikli traktörün çiftçi açısından avantajlarının başında mazot masrafının sıfırlanıyor olması ve traktörün bakım masrafının neredeyse sıfıra yakın hale gelmesi gösteriliyor.

Kaynak: İrfan Donat / Bloomberg HT Tarım Editörü

Please follow and like us:
error

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz